Showing posts with label Türkçe. Show all posts
Showing posts with label Türkçe. Show all posts

01 October 2013

Avrupa sınırlarında ölen göçmenler

Aşağıda derlenen bilgilere göre, 1988'den beri Avrupa sınırları boyunca en az 19.144 insan öldü. Bunların arasında denizde kaybolan 8.822 kişi de var. Akdeniz ve İspanya'ya uzanan Atlantik Okyanusu'nun sularında 14.309 göçmen öldü. Libya ve Tunus'tan Malta ve İtalya'ya uzanan rota üzerindeki Sicilya Kanalı'nda 6.837 kişi hayatını kaybetti; bunların arasında 5.086 kayıp da var. 229 kişi de Cezayir’den Sardinya’ya giderken boğuldu. Moritanya, Fas ve Cezayir'den İspanya'ya ulaşmaya çalışan, 4.899 kişi Cebelitarık Boğazı'nda ya da Kanarya Adaları açıklarında öldü; bu insanlar arasında 2.462 de kayıp bulunmaktadır. Türkiye ve Yunanistan arasındaki Ege Denizi'nde 842’ü kayıp, 1.504 kişi hayatını kaybetti ve Arnavutluk, Karadağ ve İtalya arasındaki Adriyatik Denizi'nde 705 kişi öldü, bunların 314’si kayıp. Denizler sadece iğreti teknelerle geçilmeye çalışılmıyor. Kayıtlı vapurlarda ve kargo gemilerinde saklanan 160 insan havasızlıktan veya boğularak hayatlarını kaybettiler.

02 June 2008

Haziran 2008

françaisenglishitalianodeutschturkishportuguêsgreekdanish
ROMA - Haziran 2008 içinde AB sınırlarında en az 185 mülteci ve sığınmacı öldü, bunların 173’ü Sicilya Boğazı’nda hayatlarını kaybetti. Kanarya Adaları’na ulaşmalarının ardından dört kişi hayatını kaybetti. Yunanistan’dan İtalya’nın Venedik limanına gelen iki gemide bulunan konteynerlerin içinde iki Iraklının cesedi bulundu. Türkiye’de Doğubayazıt’ta bir kamyon içinde gizlenip seyahat eden iki göçmen aracın kaza yapması üzerine hayatlarını kaybettiler; Bulgaristan sınırına yakın Kırklareli’ndeki göçmen alıkonum merkezinde çıkan olaylarda bir Somalili vurularak öldürüldü. Mısır-İsrail sınırında üç mülteci vurularak öldürüldü. 28 Haziran’da öldürülen kurbanlardan biri yedi yaşında Sudanlı bir kız çocuğuydu.

01 June 2008

MAYIS 2008

françaisenglishitalianodeutschturkishportuguêsgreekdanish

Lapide sulla tomba di un naufrago afgano a LesvosSISAM - Ne zaman denize girsem kendimi kötü hissediyorum. Sanırım bu normal değil. Turistlerle dolu Yunan adası Sisam’daki küçük koyda adımlarımı dikkatle atıyorum. Ayağımda ayakkabılarım yok. Suyun dibinde ayağım bir cesede takılacak diye korkuyorum. Zihnimde bir hafta önce Midilli’de gördüğüm fotoğraflar var, kıyıda iki çocuk cesedinin fotoğrafları. Balıkçıların söylediklerini ve geçen ay duyduğumuz haberleri hatırlıyorum. Mayıs ayı içinde Avrupa yollarında en az 112 kişinin öldüğü rapor edildi, 102 tanesi sadece Sicilya Boğazı’nda. Geçtiğimiz 20 yıl boyunca en az 12.180 kişi öldü ve Akdeniz bir toplu mezar haline döndü. Bazen yetkililer birkaç cesede ulaşıyor ama kimse bu ölülerin seyahat ettiği hayalet-gemi enkazları hakkında daha fazla bilgiye sahip değil. Son olay burada Yunanistan’ın Sisam adasında gerçekleşti. 20 Mayıs’ta denizden bir ceset çıkarıldı. Bundan dört gün önce, bir balıkçı tarafından kurtarılan bir göçmen adadaki alıkonulma merkezini terk etmeden şu mektubu yazmıştı:

02 May 2008

Nisan 2008

françaisenglishitalianoespañoldeutschturkishgreekdanish
Campement de migrants dans la forêt, photo de Anaïs PachabézianROMA- Onlar belgeleri olmayan göçmenlerdi, ama herşeyden önemlisi onlar münasebetsiz görgü tanıklarıydı. Bu yüzden sınırdışı edilip aç ve susuz bir şekilde Cezayir sınırındaki sahipsiz topraklara terk edildiler. Onlar, Fas'tan İspanya'ya giderken Hoceima açıklarında
28 Nisan'da meydana gelen ve dördü bebek, ikisi kadın toplam 36 kişinin hayatını kaybettiği gemi kazasından sağ kurtulanlardı. Onlar kaza mağdurlarının bulunduğu şişme botları delip, batmalarına neden olan Fas Kraliyet Donaması'nı suçluyorlar. Ama, Rabat bu konuda sorumluluğu olduğunu iddialarını reddediyor. Fas merkezli bir sivil toplum örgütü vasıtasıyla Fortress Europe kazadan sağ kurtulanlarla telefon bağlantısı kurdu. Üç kazazedenin ifadeleri örtüşüyor: Nijerya, Gana, Kamerun ve Mali'den 80 kadar yolcuyu taşıyan 9 metre uzunluğundaki Zodyak tipi bot Melilla'nın 150 km. doğusundaki Hoceima'dan gece 02.00'da denize açılıyor. Yaklaşık beş saat sonra açık denizde radara yakalanıyorlar. “Askerler bize doğru yaklaştı -Fred telefonda ağlıyor- ve sonra içlerinden biri elindeki bıçakla içinde olduğumuz lastik botu deldi”. Birkaç dakikaya kalmadan botun içindeki hava boşalıyor, alabora oluyor ve batıyor. Yüzme bilmeyenler hemen boğuluyor. Bir kadın bebeğini sıkı sıkı göğsüne bastırmış bir şekilde sulara gömülüyor.

02 April 2008

Mart 2008

russianfrançaisenglishitalianoespañoldeutschturkishgreekdanish
ROMA- “Hatırladığım en son şey çok büyük bir gürültüydü, bomba gibi. Karanlıkta uçtuğumu ve sonra da buz gibi suyu hatırlıyorum. Gemi paramparça oldu: demir çubuklar, camlar, metal kaplamalar, tahtalar başımıza yağmaya başladı […]” Tarihler 28 Mart 1997’yi gösterirken Puglia’nın 25 mil açığında İtalyan bandralı küçük torpido muhribi Sibilla, Arnavutluk bandralı eski bir gemi olan Kater I Rades ile çarpıştı. 19 Mart 2005’te Brindisi Mahkemesi, Kater’ın komutanı Namık Xhaferi’yi dört yıl, Sibilla’nın komutanı Laudadio’yu üç yıl hapis cezasına çarptırdı. Her bir kaza kurbanının ailesine 35,000’er Euro tazminat ödendi. 1999’da Cermis kazasında hayatını kaybeden 20 İtalyan vatandaşının ailelerine 2 milyon Euro tazminat verilmişti. Bir İtalyanın hayatı 60 Arnavuta eş değer. Bu olayda komutanlar suçlu bulundu, ama hiçbir mahkeme, Sibilla’ya Arnavutluk gemisine çarpıp batırması emrini veren politikacıları ve generalleri yargılamayacak. Gemidekiler ağır bir mali krizle sarsıldıktan sonra iç savaşla karşı karşıya kalan Arnavutluk’tan kaçıyorlardı. Kazadan üç gün önce, 25 Mart’ta İtalyan hükümeti Arnavutluk Devlet Başkanı Sali Berisha ile denizde devriyelerin görev yapması ve göçmenleri geri çevirmesi için bir andlaşma imzalamıştı. Andlaşma, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri Fazlum Karim’in aksi yöndeki görüşlerine rağmen imzalanmıştı.

02 February 2008

Ocak 2008

russianfrançaisenglishitalianoespañoldeutschturkishgreekdanishعربية
ROMA - Ocak 2008’de Avrupa Birliği kapılarında, İspanya, Batı Sahara, Cezayir, Yunanistan, İtalya ve Türkiye’de en az 22 göçmen öldü. Aralık ayında belirlenebilen 243 kurban ile karşılaştırıldığında bu sayı oldukça önemli bir düşüşü arzediyor. Fakat bu sadece gerçek olmayan bir ateşkesi anı. Fransa’daki gözaltı kamplarındaki göçmenler ayaklandılar; aynı şey Yunanistan, Kıbrıs ve İtalya için de sözkonusu. Mültecilerin İtalyan limanlarında geri çevrilip Yunanistan’a doğru gönderilmeleri devam ediyor. Ve Yunanistan’da Patras’ta polis yüzlerce mülteciyi Türkiye’ye sınırdışı ediyor. AB Libe Komisyonu’nun açıkladığı yeni bir raporda, Malta’da insanlıkdışı olarak tanımlanan gözaltı koşulları kınanıyor. Öte yandan, İtalya ile imzaladığı anlaşmanın ardından Malta ile de bir anlaşma imzalayan Libya ise bir milyon yabancının sınırdışı edileceğini ilan etti. Bu karar iki yıldır Misratah’da tutulan 600 Eritreli mültecinin gelecekleri hakkında ciddi kaygılara sebep oldu. Bu 600 kişi, tıpkı Sudan Tribune gazetesinin verdiği habere göre Sudan’dan ülkelerine iade edilen 4.000 Eritreli sığınmacı gibi sınırdışı edilecekler. Eritre’ye vardıkları anda da, geçtiğimiz günlerde Fortress Europe tarafından özel olarak yayımlanan video kayıtlarında görüldüğü gibi, tutuklanıp işkenceye tabii tutulacaklar.